İnsan ve Medeniyet

Liberal Kapitalist EGO'nominin Eleştirisi

KAPİTALİSTLERİN KAPİTALİZME İSYANI

 

Adam Smith’in ünlü “laissez faire laissez passer- bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” formülü esas alınarak kurulan; aydınlanma, demokrasi, liberal ekonomi, kapitalizm, çağdaş medeniyet, modernizim adına ne derseniz deyin, bu günkü çağdaş uygarlık denilen Batı Medeniyeti, egoizmin körüklendiği, gücün veya güçlünün üstün tutulduğu, güçlünün hâkimiyetinin meşrulaştırıldığı bir medeniyettir.

Bütün dünyayı saran küresel krizin temelinde bu çarpık anlayış yatmaktadır. Başkalaştırılmış diğer toplumların ve bizzat kendi toplumundaki diğer insanların var oluş haklarını görmezlikten gelen ve bütün insanlığı kucaklamayan bu egoist anlayış, insanlık tarihindeki kavgaların temelinde yatan ana sebeptir.Batı dünyası haklı olarak, insan gelişiminin önünü tıkayan feodal-kilise hâkimiyetinden kurtulayım derken, bu anlayışın değişik bir pagan versiyonu tekrar Aydınlanma adı altında meşrulaştırılmış oldu. “Güçlü olan ayakta kalır zayıf olan yok olur gider” anlayışı tarihin her döneminde insanlık sorununun ana sebebi olmuştur. Maalesef bu anlayış Kapitalizm adı altında tekrar sistemli olarak demokrasi kılıfı içinde gizlenip insanlığa tekrar yutturulmuştur.

Batı demokrasisi çözüm mü?

Problemin temelini iyi okumak gerek. Arap Baharı denilen isyan bu anlayışın FEODAL-KİLİSE versiyonuna, ABD Baharı denilen Wall Street İşgali ise Kapitalizm versiyonuna karşı insanların bir isyanıdır. Tabi Arapların saldırı merkezi başlarındaki FEODAL DİKTA YÖNETİM olurken, Amerikalıların ise kapitalizmin merkezi FED ve WALL STREET BANKACILIĞI olmaktadır. Son günlerde New York’ta başlayan gösteriler, ülke geneline yayılmaya başladı. Boston, ve Los Angeles’ta protesto gösterileri yapıldı. Tırmanan işsizliğe karşı Obama yönetiminden holdingler, finans kuruluşları ve zenginlere karşı ekonomik adalet isteyen protestocular, adil bir ekonomik düzen gelene kadar protestolarını sürdürecekleri açıkladı. Kapitalizme karşı başkaldırı ABD’den diğer Batı Ülkeleri’ne yayılmaya başlamıştır. ABD belki de kendi krizini unutturmak maksadıyla Ortadoğudaki ayaklanmaları BOP adı altında desteklerken, krizin vurduğu vatandaşları bunu yutmadı ve bir bumerang gibi geri döndü. Devrimci Arap Baharından ilham aldıklarını söyleyen isyancılar “Hepimizin ortak yönü yüzde 1′in açgözlülük ve yozlaşmasına artık tahammül etmeyecek olan yüzde 99′dan biri olmamızdır”. “AMERİKAN RÜYASI”nın ellerinden çalındığını, bankaların, büyük şirketlerin ve elbette büyük patronların açgözlülüğü ve yozlaşmaları yüzünden geride kalan yüzde 99′a fatura kesildiğini, temel ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını, gelecekten endişe duyduklarını yüksek sesle haykırıyorlar. Anti-kapitalist söylemlerle başlayan gösterilerde Amerikan finans elitleri ile silah sanayini yöneten savaş baronlarına, petrol şirketlerine, vergilerin ağırlıkla halkın sırtına bindirilmesine, yoksulluk ve işsizlikle boğuşan ezici halk çoğunluğunun sesine kulaklarını tıkamış “BEYAZ AMERİKALI”ya duyulan öfke dile getiriliyor. Araplar her türlü sorunlarının baş sebebi olarak başlarındaki diktatör rejimleri devirip demokrasiye geçerek sorunlarının çözüleceğini düşünürken, demokrasi içinde yaşayanların da onları ilham alarak sisteme ayaklanmaları insanlık için “KRAL ÇIPLAK” ikazıdır. Problemi ve çözümünü iyi tahlil etmek gerek.

Küresel krizi doğru anlamak

İnsanlık bu ikazı iyi görmeli ve insan girişimciliğinin önünü açmak uğruna Kapitalizm adı altında kurulan ekonomik düzeni ve onun koruyuculuğuna soyunmuş, demokrasi adı altında gizlenen egoizm denilen canavarı iyi görmeli ve bunu dizginlemenin yollarını aramalıdır. Özgürlük ve hürriyet naralarıyla insanın doymak bilmez hırslarının ve nefsi hazcılığının önü açılmamalıdır. Ölçüsüz büyümenin, dayanışmayı öldüren rekabetin, insan ihtiyaçlarını sonsuz görüp, her türlü hırsı ve hazcılığı meşrulaştırmanın önüne geçilmelidir. Yoksa rejimin adı Feodalite veya Demokrasi olmuş hiç fark etmez. İnsanlığın başına bela olan yüzde 1 her ikisinde de insanlık için sorun olarak varlığı sürdürmeye devam etmektedir. Bu medeniyetin anlayışının, Roma Pagan medeniyetinden pek farkı yok. İşte asıl gerçek demokrasinin nasıl olması gerektiği şimdi anlaşılacaktır ve kimin insanca hakca bir düzenden yana olduğu ortaya çıkacaktır. Komünizm kendi doğmalarını gideremeyip nasıl çöktü ise Kapitalizmin de çöküşü başlamıştır. Artık dünya ABD’nin hâkimiyetinden kurtulmaya başladı. Bu güne kadar sömürülen Doğulu ülkeler atağa geçerek dünya pazarında söz sahibi olmaktadırlar. Tabi bu sömürülere karşı sessiz kalan veya alkış tutan Batı insanı da ilahi adaletten kurtulamayacak ve kriz onları da vuracaktır. Yüzde 1’ler kasalarını rahat dolduramadıklarından insanlarına sus payı gibi daha fazla refah dağıtamayacaktır. Verdikleri yüksek ücret insanları çok sevdiklerinden değil, arz ve talebin getirdiği mecburiyettendi. Bu gün bu sisteme baş kaldıranlar, düne kadar önlerine atılan nimetlerin bolluğuyla uyuşup, düşünmeden bu sisteme hizmet edenlerdi. Demek ki birileri eksik söylemiş, sadece insanları uyuşturan din değilmiş. Adalet ve hakça paylaşım bir gün egoistçe yaşayanlara da lazımmış. Ancak hakimiyetlerini kaybetmeye başlayanların dünyayı yeni bir kaosa sürüklemekte olduğu da açıkça görülmektedir. Buna da dikkat edilmeli.

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*


*

2.924 views