İnsan ve Medeniyet

Liberal Kapitalist EGO'nominin Eleştirisi

KALICI BİR DEĞİŞİMİN DİNAMİĞİNİ DOĞRU ANLAMAK

 www.insanmedeniyeti.com

Tarihe yön veren en önemli etken güçtür. Yeryüzünde ve insanlık üzerinde hâkimiyet ve yönetim güç sayesinde sürmektedir. Ailede güç sahibi olan erkek ve kabilede gücü ele geçiren aile, yönetimde söz sahibi olmuştur. İnsanlık tarihinde gücü olan aile veya kabile diğerlerini hâkimiyetleri altına alarak devletler ve imparatorluklar kurmuştur.  Güç kimilerini sultan, kimilerini de köle etmiştir.  Bu yüzden her türlü hak gücün olmuş, her türlü hükmü güçlü olan, hakkı olmasa bile kendi çıkarları doğrultusunda koymuş ve güç insanları kendisine zorla da olsa itaat ettirmiştir.

 

Bir yerde bir çatışma varsa, biri haklı biri haksız iki taraf vardır. Ancak haksızlığa karşı direnip esaretten kurtulanların çoğu, bir daha benzer çatışmalar olmaması için haksızlığı yok edecek bir sistem kurmak yerine, ele geçirdikleri güçle bu kez kendilerini ayni haksız konumuna düşecek icraatlarda bulunmuşlar ve haksızlığı temelinden bitirecek bir değişim kuramamışlardır. Böylece bazen zalim, mazlum olmuş, bazen de mazlum zalimleşerek bu mücadele süregelmiştir. Bu haksız ve zalimce uygulamalara dur diyecek, bütün insanlığı kucaklayan düşünür ve peygamberler gelse de, bunların öğretileri de ölümlerinden kısa bir süre sonra tekrar yozlaştırılmıştır. Dolayısıyla elle tutulur kalıcı bir insani sistem oluşturacak önemli bir değişim gerçekleşememiştir.

 

Son üç asırdır gelişen insan düşünce ve yönetim sistemlerinde görülen hızlı değişime rağmen, güçlünün insanlık üzerindeki hegemonyası hâlâ sona erdirilememiştir. Bu konuda elle tutulur bir mesafe alınamamasının temelinde, insanı egoistçe duyguların esaretinden kurtaracak ve sınırsız güç peşinde koşmak yerine insanlığa hizmeti, hakkı üstün tutan daha insani bir sistemin hâlâ kurulamaması yatmaktadır. Diğer bir deyişle son üç asırda insanlık adına ne kadar gelişme varsa, bunlar eskiden olduğu gibi büyük ölçüde, güçlünün çıkarlarına hizmet etmiştir. İnsan hakları söylemleriyle ortaya çıkan demokratik sistem; yozlaşmışta olsa, insan hırslarını bir ölçüde sınırlayan dini yapının özgürlük, eşitlik söylemleriyle tamamen yıkılmasıyla insan hırsların önündeki setlerin kaldırılması sonucunda ortaya çıkan vahşi kapitalizm sayesinde,  bütün dünya insanlık tarihinde görülmemiş derecede istila, kan ve gözyaşına boğulmuştur. Maalesef son üç asırdaki değişimlerde de problemin temeli olan insan egoizmi görmezden gelinerek, bilhassa kapitalist kültüre dayalı serbest Pazar ekonomisi, insan hırsının meşrululaştırılması üzerine kurulmuştur.

Sosyalizmin çıkmazı

Ölçüsüzce maddi kazanç peşinde koşup insanların büyük bir kısmını yoksul bırakan Kapitalizmin insanlık dışı bu uygulamalarına tepki olarak ortaya çıkan ve değişim konusunda insanlık tarihinin en önemli sistemini ortaya koymuş olan sosyalist düşünce de, daha önceki değişimlerde olduğu gibi, onunda benzer bir şekilde zalimleşmesiyle kısa bir süre sonra kendi kendisini tavsiye etmiştir.  İnsanı ve problemin kaynağını iyi tahlil edemeyen sosyalist sistem, sorunun, insanı sadece güç sahiplerinin maddi sömürüsünden kurtulmakla çözüleceğini zannetti. Ancak insanları maddi sömürüden kurtardığı halde maddi hırslarından kurtaramadığından,  bir ölçüde varlık  sahibi ettiği kendi insanının, maddi hırsların peşine düşerek, hırslarının önündeki engel olan  sosyalist sistemi yıkmasına engel olamamıştır. SOSYALİST SİSTEM KAPİTALİZMİ GELİŞTİRDİĞİ YASALARLA SİSTEM OLARAK ORTADAN KALDIRMIŞTI ANCAK, İNSANLARIN YÜREKLERİNDEKİ KAPİTAL HIRSINI YOK EDEMEMİŞTİ. Tabi bazılarının insanlık için varılacak en son nokta diye kurguladıkları bir sistemin, bu kadar çabuk tavsiye edilmesi ve tamamıyla insan egoizminin meşrulaştırılmasına dayalı son derece zalimce uygulamaları olan bir sisteme tekrar geri dönüş, Kapitalist-Liberal ekonomiye dayalı demokratik sistemin, insanın aklına, insanlık için varılacak en mükemmel sistem  veya “TARİHİN SONU MU” düşüncesini getirmektedir. Bu gelişmeler insanlığın şu zaafını iyice gün yüzüne çıkarmıştır. Egoizm gerçeğini iyi göremeyen insan, bir yandan başkalarında gördüğü egoist uygulamalara karşı çıkarken, kendi egoist hırslarının önüne de geçememektedir. İnsan bir yandan kimse ölçüsüzce mal yığıp Karun gibi varlık sahibi olmasına karşı çıkarken diğer yandan kimse de benim varlık sahibi olmama engel olmasın demektedir. Bu anlayış egoizmin en güzel tanımıdır.  Aslında değişiminlerin  temelinde “insan egoizmine dayalı yaşam biçimine tepki, haksızlığa karşı çıkmak ve hak aramak” vardır diyebiliriz. Ancak insanların çoğunda bu tepki sadece başkalarında gördüğü egoizmle sınırlı kalmaktadır.

 

Oysa ki, kalıcı ve insani bir değişim için sadece kendimize yapılan haksızlıklara karşı çıkarak, haksız sistemi ve gücü yıkmak yetmez. Başkalarına karşı haksız uygulamaları meşru kılan bir sistemi besleyen düşünce kalıplarına da ayni şekilde karşı çıkıp, yeni  kurulan sistemde benzer uygulamaları, başkalaştırılan insanlara reva görmenin önüne de geçilmelidir. Başka bir deyişle “kendimize yapılmasını istemediğimiz bir davranışı biz de başkalarına yapmamalıyız”. Bu sistemimizin yarısını oluşturur, diğer yarısı da “kendimiz için düşündüğümüz iyi şeyleri ve hakları başkalarının da hakkı olduğu” gerçeği olmalıdır. Bu da, nefsi hırsların ve egoist düşüncelerin elinden insanı kurtaracak bir sistem geliştirmekten geçer. Bu açıdan kalıcı bir değişim, önce kendi iç dünyamızda bunları gerçekleştirmekle olur. Ancak bu ölçüleri üstün tutan ve her şeyden önce bu ölçüleri içselleştirecek insan yetiştirme hedefini gaye edinen bir kültür üzerine kurulan medeniyet, insanlık için “TARİHİN SONU” olabilir ve kalıcı bir değişim getirebilir. Bu ölçüler içinde yetişen insanın ve bu insanlardan oluşan toplumların elindeki güç başkaları için bir rahmet, aksi durumda ise bir zulmettir. Önemli olan, güce yön verecek HIRSLARININ ESARETİNDEN KURTULMUŞ İNSANI YETİŞTİRMEK VE İNSANI YAŞATMAYI hedef alan sistemi kurmaktır. Ekonomi bu esaslar üzerine kurulmalıdır. Yoksa şu anda olduğu gibi birilerinin ölçüsüzce servet biriktirmesinin önünü açmak için değil.

 

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*


*

7.746 views