İnsan ve Medeniyet

Liberal Kapitalist EGO'nominin Eleştirisi

SOROZ’UN TURUNCU DEVRİMLERİ YA DA KÜRESEL KAPİTALİST EMPERYALİZMİN EN TEHLİKELİ SİLAHI: DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK!!!!

Ülke ve toplum yönetiminde demokrasi ve özgürlükler, insanın esaretten kurtulup hür iradesi doğrultusunda insanca yaşaması için son derece önemli kazanımlardır.

Tabi insan yaşamı ve hür iradesi üzerinde en büyük esaret ve hakimiyet, en başta yönetimlerden kaynaklanmaktadır. Geçmiş asırlarda sürmüş ve günümüzde de birçok ülkede hala varlığını sürdüren bir kişi veya ailenin hakimiyetine dayalı krallık, şeyhlik gibi rejimler insan iradesini ve özgürlüklerini kısıtlayan rejimlerdir. Bu gibi rejimlerde tek doğru fikir, kral ve ailesinin toplum ve ülke üzerinde hakimiyetini meşrulaştırıcı, onları yüceltici ve aldıkları kararların tartışılmaz doğruluğunu onaylayıcı ideolojilerdir. Bunlara karşı hiçbir görüş ve hareketin yaşaması mümkün değildir. Ülke yönetimi ve önemli görevler ehliyetli eller yerine, yönetime yakın aile ve onların destekçilerinin elindedir. Böyle bir ülkede aklıselim insanların verimli çalışması ve ülkenin ilerlemesi mümkün değildir. İnsanlık tarihi dünya hakimiyeti peşinde koşan bu tür yönetimlerin sebep oldukları savaşlarla doludur. Günümüzde bu tür rejimler faşişt ve dikta olarak tanımlanmaktadır.

İnsanlık bu ortaçağ kalıntısı rejimleri, aydınlanma çağı ile başta Amerika ve Fransa gibi ülkelerdeki halk ayaklanmaları ile bu tür rejimlere alternatif yönetimler olan halkın hür iradeleri ile seçimle iş başına geçen cumhuriyet ve ilerleyen yıllarda demokratik rejimler kuruldu. Görünüşte bu gelişmeler insanlık için faydalı görünmektedir. Ancak ilerleyen yılarda insanlık 2 dünya savaşı yaşayarak şok oldu. Bu iki savaşta neredeyse dünyanın tamamına yakını esaret altına girip sömürgeleşti ve son iki asırda 200 milyon civarında insan katledilerek, tüm insanlık tarihinin en büyük insan katliamları yaşandı. Asıl enteresan olanda bu katliam ve işgallerde demokrasinin önderleri olan aydınlanmış ülkelerin başı çekmesi insanlığı şok etmiştir.

İnsan hak ve özgürlüklerini, dünya barışını savunarak yola çıkan bu ülkelere ne olmuştu da tam bir dikta uygulamalarına geri  dönmüşlerdi. Yönetim biçimi böyle insani uygulamaları savunurken bu işgalleri tetikleyen neydi? Problemin temelini incelediğimizde altında yatanın insan egosuna dayanan KAPİTALİST EGONOMİ’nin yattığını görmekteyiz. Demokrasi gibi bir insani rejimle ülke yönetimi maalesef, devrilen dikta zihniyetinden farklı olmayan, toplum menfaatinden ve insanlıktan daha fazla kendi çıkarlarını düşünen derin güç burjuvanın eline geçmişti. Yani kendi hakimiyetini düşünen bir kral ve ailesinden kurtulalım derken ülke doymak bilmez bir sürü kral ve avenesinin eline geçmişti. Demokrasi maskesi altında kurdukları KAPİTALİST EKONOMİK SİSTEM doymak bilmez insan egosunun tatminine dayanmaktadır. Maddi gücü ele geçiren bu çevreler siyasilerle girdikleri derin ilişkilerle ülke kaynaklarını ve politikalarını kendi çıkarları istikametinde yönlendirmişlerdir. Kendi ülkeleri yetmemiş dünya pazarlarını ellerine geçirerek küreselleşerek kendilerine karşı diğer ülke yönetimlerini ve rejimlerini de tehdit etmektedirler. Günümüzde artık, ülke işgalleriyle beğenmedikleri yönetimleri devirmek çok pahalıya mal olduğundan ve halk direnişiyle karşılaştıklarından, kendileri çıkarları engelleyen ülke rejimlerini son yıllarda TURUNCU DEVRİM denen halk hareketleriyle devirmektedirler.*

Bu adamlar Ortadoğu gibi birçok ülkede darbe ile başa geçen şeyh, kral gibi dikta rejimlerle, kendilerine hizmet ederken, akıllarına hiç demokrasi, insan hakları ve özgürlükler gelmeden gayet iyi ilişkilerde olup, zamanla bu diktalar SADDAM HÜSEYİN gibi kendilerine yan çizdikleri zaman, birden demokrasi kahramanı kesilerek karşılarına dikilmekte ya zorla ya da çeşitli vakıf, dernek ve iletişim araçlarıyla halkı örgütleyip isyan ettirerek devirmektedirler. Ama bazen İran’da ve Arap baharında olduğu gibi bu halklar devrimden sonra onların arzu etmedikleri kişileri başa geçirmektedir. Bu kez de kendi güdümünde bir yönetim için tekrar yeni provakasyonlara girmektedirler.

Şu bir gerçek ki dünyada en gelişmiş ülke olan ABD dahil olmak ekonomik problemler yaşamayan hiçbir ülke yoktur. Hangi ülke olursa olsun halkın % 50’si daima ekonomik zorluklar içinde yaşamaktadır. Bugün ABD bile dünyada gelir dağılımı en bozuk ülkeler arasında olup, Türkiye ile ayni seviyededir.  Orada da asgari üçretle çalışıp gecim zorluğu çeken büyük bir toplum kesimi bulunmaktadır. ABD’de ekonomik problemlerden kaynaklanan  2011 yılında “Wall Street’i İşgal Et” eylemi ile 32 kişinin öldüğü eylemler buna örnektir. Bu demektir ki her ülkede halkın yarıya yakını hoşnutsuzdur ve dış provokasyonlara açıktır.

İşte dünya hâkimiyeti peşinde koşan KÜRESEL FİNANS KAPİTAL DERİN GÜÇLER ülke halkları arasındaki bu problemleri kullanarak kendilerine karşı olan yönetimleri maalesef halk devrimleri ile tehdit etmektedir. Meşhur borsa spekülatörü ABD’li SOROZ gibiler bu devrimlerde çil çil dolarla sponsorluk yapmaktadırlar.** ABD ve CIA destekli OTPOR gibi profesyonel örgütlenmeler bu hareketlerde organizatörlük yapmaktadırlar. Artık bu güçlerin bir çok ülkede halk devrimi organize eden profesyonel teşkilatları var.

İŞİN EN KORKUNCU YAŞAM ZORLUKLARI ALTINDA YAŞAYAN BU HALK KİTLELERİ MAALESEF DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK, EŞİTLİK VE BARIŞ GİBİ MASUMANE FİKİRLERLE KANDIRILMAKTA VE İŞİN GERÇEĞİNİ ANLAMADAN KÜRESEL EFENDİLERİN İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA HİZMET ETİRİLMEKTEDİR.

Burada şu yanlış anlaşılmasın; zorluk içinde yaşayanlar seslerini duyurmasın yoksa küresel güçlere hizmet eder demek istemiyoruz. Elbette insanlar hak aramak için bazı eylemler içinde bulunacaktır. Ancak şu unutulmamalıdır ki demokrasilerde yönetimler ancak seçimle değiştirilir. Bu durum demokrasinin güzel bir sigortasıdır. Mesele olan masumane hak arayalım derken ülkeyi birilerinin esaretine düşürmemektir. Maalesef bu hakim güçler birçok ülkeyi fiili değil, kendi ordularıyla işgal altında tutmaktadırlar. Bu küresel güçler Komünizmi yıktıktan sonra İslam’ı yeni düşman seçtiler. ABD’de 11 Eylül 2001 ikiz kule saldırıları, Irak ve Afganistan işgalleri daha 6 ay önceden planlanmış organize işlerdir.  Ülkemizde bir halk ayaklanmasının daha 2009’da planlandığı ortaya çıktı.*** Bu gerçekleri yazdığım kitabımın www.armagedonsavasi.com isimli sitesinden daha ayrıntılı okuyabilirsiniz. Geçen şubat ayında ABD’de bir think thank kuruluşunda işin provası bile yapıldı. Masumane gezi parkı eylemlerinde eylemciler öncelikle 4 noktaya saldırdı. Başbakanlık, meclis ve başbakanın Keçiören’deki evi ve İstanbul’da başbakanın Dolmabahçe’deki Ofisi. Guruplar başbakanın Keçiören’deki evine 125 metrede polis müdahalesiyle zor durdurabildiler. Bu durum işin vahametini anlatır sanırım.

Hani birilerinin dediği “Kardeşim anla artık gezi parkı bahane”. Bu ülke daha 1930’lu yıllarda 2 tane uçak fabrikasına sahipti. Kayseri’deki devlete ait uçak fabrikasında 1926-1937 yılları arasında 140 adet uçak üretilmiştir. Araştırın İstanbul Yeşilköy hava limanında 1930’lu yıllarda ne varmış.  Nuri Demirağ kimmiş, bu ülkede neler yapmış, nasıl ve kim tarafından batırılmış. ****Düşünün bu fabrikalar 80 yıl önce kurulmuş ve yaşasaydı bugün neler yapardı. Bakın son gezi parkı olaylarında başbakanla yaptıkları görüşmedeki temsilcilerin isteklerine “Üçüncü köprü, yani hava limanı ve Kanal İstanbul projelerinden vazgeçilsin”. Aynen eski istemezuk zihniyeti devam etmektedir. Tabi ağababaları bu işlerden nemalanamayacak. Bu zihniyet birinci, ikinci köprüyü ve Marmarayı da istememişti. Bu projeler olmasaydı İstanbul’un hali ne olurdu bir düşünün. Ha hatırlatayım Almanya da Kanal İstanbul Montrö Boğazlar antlaşmasına aykırı diyor. Bu ülkede yıllarca TÜBİTAK vardı ve işi gücü her kurumda olduğu gibi siyaset yapmaktı. Şimdi ise yok füze, yok gece görüş aletleri, yok savunma yazılımları, yok uydu araştırmaları, yok tank, yok uçak Bor ve Toryum araştırmaları sürüp gidiyor. Şimdi de kalkmışlar uzay mekiği ve uçaklara kaşı lazer silahı araştırmalarına. Eeeee durup dururken şimdi nerden çıktı bu ileri teknoloji işleri. Hani her ülke böyle işleri başaramazdı. Şu iyi bilinmeli; eğer birileri bu kurumdan bu araştırmaları yapacaksın al sana para demezse kimse bir şey yapamaz. Olay bu kadar basit. Bu kurum yıllardır bu ülkede vardı. Kendi topunu, füzesini, uçağını, uydusunu, tankını, helikopterini, lazer silahını vs. yapan ve adı da İslam olan bir ülke rahat bırakılmaz. Bunu unutmayalım. Vatan kurtarmak için meydanlara çıkanlar artık çok dikkatli olmalı. Bakın İsrail’li bakan ne diyor: “Bu eylemler ülkenin başına geçen YENİ OSMALICILARA iyi ders oldu”. Anlayan anlasın  “Kesilen 3 tane ağaç bahane” ama geçmişte ayni şekilde kesilen 3 tane başa çok yazık oldu. Kesilen 3 ağaç yerine binlercesi dikilir ama insan ? Birileri “Bunların sonu Menderes gibi olacak” boşuna demiyor.

İşte son olarak Mısır’da Arap baharı ile yıllar sonra ilk defa halk kendi yöneticilerini adil bir seçimle iş başına getirdi. Sandıktan ülkede yıllardır İslami söylemlerle muhalefetini sürdüren Müslüman Kardeşler teşkilatının kurduğu Hürriyet ve Adalet Partisi çıktı ve hükümeti kurdu. Mursi halkın %52′sinin oyunu alarak cumhurbaşkanı seçilmiştir. Tabi bu durum önce İsrail’in devamında da ABD ve yandaşlarını tedirgin etti. Ancak daha iktidarın 1. yılı dolarken muhalifler aynen ülkemizde olduğu gibi sokaklara döktürülmesiyle, demokrasi ve özgürlükler savunucuları ve ordu verilen görevi yerine getirerek demokrasiyi kurtardılar!!!. Hem de 48 saat içinde yönetime el koyarak. Nobel ödüllü Batı yanlısı Liberal siyasetçilerden Düstur Partisi Lideri Muhammed El- Baradey iktidardaki Mursi’nin devrilmesi için Batı’lı ülkeleri ve tabi ABD’yi nasıl ikna etiğini New York Times gazetesine “Merdi Kıpti misali” nasıl ikna ettiğini övünerek anlatmıştır.***** Ne yapsın Mursi işgal kuvvetleri komutanlarını 1 yıl kısa bir zamanda benzerleri gibi değiştiremedi. Ordu Mursi’nin yerine anayasa mahkemesi başkanlığını sürdüren başka bir Kıpti’yi Mursi’nin yerine cumhurbaşkanı atadı.  Afrika Birliği bu duruma tepki göstererek, Mısır’ın Afrika Birliğine olan üyeliğini askıya almasına rağmen, ABD  ve Batılı ülkeler bu duruma “DARBE” bile diyemedi.  ABD Beyaz Saray Sözcüsü Jay Carney, ABD’nin Mısır’da ordunun yönetime el koymasını “darbe” olarak nitelendirmemesiyle ilgili konuştu.”Burada çok samimi olmaya çalışıyorum. Bu, karmaşık bir durum ve böyle bir karara varmada gereksiz şekilde çabucak hareket etmek çıkarlarımıza uygun değil. Çünkü, hedefimiz konusunda dikkatli olmaya ihtiyacımız var, bu da (hedefimiz) Mısır halkına demokrasiye geçişlerinde yardım etmek ve ulusal güvenlik çıkarlarımıza bağlılığımızı sürdürmek” dedi.******Bu durumu İsveç Dışişleri Bakanı  Carl Bildt eleştirerek, ”Batı eğer Arap dünyasında herkese açık demokrasiyi engelliyor görülürse gelecek için felaket olur, şiddeti besler” uyarısında  bulunarak, Mısır’da ordunun müdahalesine sessiz kalan AB’yi ikaz eden Bildt, “Bu tarz bir askeri müdahaleyi onaylayamayız. Herkesin bu konuda net olması önemli” ifadesini kullanmıştı.******* Şunu merak ediyoruz; tekrar sandık önlerine konduğunda Mursi tekrar sadıktan ezici bir çoğunlukla seçimin galibi olduğunda, Mursi karşıtları ertesi gün tekrar meydanlara inerse durum ne olacak? Bu gün bu gelişmelere destekçi olanlar bu desteği nereye kadar sürdüreceklerini düşünüyorlar mı?

 

Bu gelişmeler, kim gerçek demokrat, kim bu güzel kavramları çıkarları doğrultusunda kullanıyor, kim ABD ve Batı’nın uşaklığına  soyunup Sorozcuların dümen suyunda hareket ettiğini göstermesi açısından güzel bir imtihan. Bakalım kitlelerden bu sahtekarlıkları ne kadar gizleyebilecekler göreceğiz.

*http://yenisafak.com.tr/ekonomi-haber/ezber-bozan-liderleri-hedef-aliyorlar-27.06.2013-535822

**http://medyagundem.com/iste-gezi-sponsorlari/

***http://haber.stargazete.com/yazar/turkiye-hakkinda-korkunc-deneme/yazi-763141

****http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-39-26-nuri-demirag.html

*****http://haber.rotahaber.com/Nobel_odullu_Baradeyden_utandiran_itiraflar/381788

******http://www.habervaktim.com/haber/333600/abdden-misira-neden-mi-darbe-demedik-aciklamasi.

*******http://www.samanyoluhaber.com/dunya/Avrupa-Birligi-simdi-ne-diyecek/1020000/

Category: Genel

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*


*

3.733 views